BEBEK GÜNLÜĞÜ *** LOHUSA BUNALIMI ***

2/19/2014 10:49:00 ÖÖ

Günaydın.

Herkese mutlu sabahlar diliyorum!

Bir ay kadar önce mail kutuma düşen bir mail ile yazmaya karar verdiğim bu yazı, benim gibi, sevgili Pınar gibi lohusa bunalımı yaşayanlara bir nebze içini dökmek adına vesile olsun istiyorum. Hep " ayy aman ne güzel anneyim!" olamıyor maalesef. Bide bu madalyonun diğer tarafına bakalım isterim. Çünkü her kadın tek gün bile olsa bu bunalımı mutlaka yaşıyor değil mi?

hamile bunalımı


Sevgili takipçim bir gün bana uzunca bir mail atmış. sabah uyandığımda görmüş ve tam da içimden geçenleri yazdığı için kendisine teşekkür etmek hatta bu maili olduğu gibi blogumda yayınlamak için kendisinden izin istedim. Sağolsun. Elbette dedi!

Şöyle der ki kendisi,




velasıl durum bu!

Hepiniz yaşadınız mı?

Ben evet! Hatta bazen hala diyebilirim.

Tek başına çocuk büyüten aynı süreçte çalışan işlerini yetiştirmeye çalışırken, mesai yapan saat dokuzlar eve anca gelen baba, sürekli ilgi-oyun bekleyen bir bebek, yemek - temizlik derken kendimi unutuyorum. Hafta da bir gün belki iki dışarı çıkan, emzirdiği için sürekli acıkma haliyle boğuşan, tv de tüm dzileri gündüz kuşaklarını ezbere alan, banyo yapmaya bile fırsat vermeyen anneci bebek daha neler sayabilirim...

Sanki hep böyle geçecek gibi. Bundan sonra tüm hayatım bitmiş gibi!

Ha ama zamanı geri alıp, bebeğinden vazgeç deseler, geçmem. o ayrı!
Öyle de bi manyaklık şu annelik!

Geçicek demeyin, örneklerinizle gelin. Sakinleşmeye, teselliye ihtiyacımız var hepimizin. Deneyimli anneler yada yeni anneler sizden yorum bekliyor olacağız. Hem ben, hem bana mail atan Pınar ve niceleri gibi...!

Sizde durumlar nasıl?
RENKLİ GÜNLER ^_^

Bunlar da İlginizi Çekebilir

30 YORUM

  1. Bu duyguları herkes yaşıyor bence. Hamilelik de lohusalik da herkes icin güllük gulistanlik gecmeyebiliyor. Ben de 38. Haftadayim o kadar krem falan da surmeme rağmen her yerim catladi, baktikca moralim bozuluyor depresyona giriyorum. Geceleri ağrıdan uyuyamiyorum.
    Bunlari dile getirmem bebegimi sevmedigim anlamına gelmez, gelemez mi.
    Öyle birsey mümkün mu?
    Sadece herseyin mukemmel olmadığını bilmek aradabir bunu dile getirenlere kizmamamak gerek

    YanıtlayınSil
  2. nımocum nede sıkıntıda olan bır kula varsa rabbime sığınıp bolbol dua etsın bızımde dualarmız onlada allah yar ve yardımcısı olsun ınsallah hemencecik atlatırlar ben anne olmadım henüz ama anne olanlar yardımlarını esırgemesınler ..

    YanıtlayınSil
  3. 6,5 aylık bir bebek annesi olarak söylediklerinizi ve mailde anlatılanları harfiyen yaşadım ve yaşıyorum . Üstelik Derin çok şükür huysuz bir bebek olmamasına rağmen. Özellikle doğumdan sonraki ilk 10 gün inanılmaz zordu. Hamileyken bebeğim yanımda olduğunda bu kadar mutsuz olacağımı düşünemezdim. Dr.um doğum hüznünden ve depresyonundan bahsetmemişti bile . Ne zaman geçecek sabırla bekliyor ve mücadele ediyorum. Deneyimli anne yorumlarını en az sizi kadar heyecanla okuyor olacağım
    Sevgiler
    www.didemmyaylaci.blogspot.com

    YanıtlayınSil
  4. gerçekten zor bi süreç çalışan bayanlar için durum biraz daha zorlaşıyor. oğlum şuan 9 aylık oldu uykusuz geceler, ev ,iş derkenn çok yoruluyorum bazen yeter artık neden bu kadar çok sorumluluk aldım diyorum kendi kendime.. ama yinede iyiki sorumluluklarım yani oğlum eşim evim iyiki var.. her zorluğun arkasından allah 3 güzel kolay kapı açarmış umuyorum ki bizlerde bu zor günleri atlatacağız.. allah hepimizin yardımcısı olsun.. sevgiler..

    YanıtlayınSil
  5. Ceren'cim,

    Ben de Çınar'a 15 ay tek başıma baktım. Gözünün içine bakardım birisi 1 saatliğine gelsin yanımda dursun diye. Çınar da kucakçı, anneci, öyle kendi kendine fazla oyalanmayan, uykusu bölük pörçük, velhasıl zor bir bebekti. En büyük şansım, çalışıyor da olsa annemle aynı şehirde yaşıyor olmaktı. Her çarşamba akşamı geldi bize, her cuma-cumartesi kaldı ve bana destek oldu. Hakkını ödemem imkansız!

    Öyle daraldığım zamanlar olurdu di... hatta annem hala anlatır. Bir geldiklerinde apartmanın bahçesinde Çınar'la oynuyormuşuz. Daha doğrusu Çınar oynuyormuş; ben çömelmiş, ellerim başımın arasında onu izliyormuşum. Annem "o kadar mutsuz ve umutsuz görünüyordun ki, içim acıdı" der hep. Çocuğumu sevmediğimden mi? İmkansız! Aşkın başka bir boyutu o! Onsuz bir hayat nasıl vardı, hatırlamıyorum bile. Ama çok da zor çocuk büyütmek, evde derdini anlatmaktan aciz, tamamen sana bağlı bir canlıyla dip dibe yaşamak. Bazen tuvalete gidecek zamanı bile bulamamak, uyuduğunda "dinleneyim mi ben de, yoksa acaba kendime mi bakayım, napayım" ikileminde kalıp genelde hiçbirini layığıyla yapamamak....

    Ama tüm bu yazdıklarımın üstüne geçecek demekten başka ne örnek vereceğim bilmiyorum; ama geçiyor demek ki, sıkıntıları unutuyorsun ve yalnızca güzellikleri hatırlıyorsun ki benim gibi ikinciyi istiyorsun ve hatta yapıyorsun! Bir de, ilk 3 ay en zoru. Ne düzeni var, ne adam gibi algısı. Eğlenceli zamanlar şimdiden sonra başlayacak. Her gün yeni bir şey keşfedecek, yapacak, hızla büyüyecek... Tecrübe konuşuyor. Hoş, konuşuyorum ama, biliyorum ki Rüzgar'da yukarıda yazdığım sıkıntıları da yine yaşayacağım. Olsun, bu sefer biliyorum ki geçici bu dönem.

    Bir yararı oldu mu bilmem, ama sıkıntını anlıyorum ve seni seviyorum :) Öperim!!!

    YanıtlayınSil
  6. Pınar'ın dediği çok doğru sanki bütün anneler uykusuzluktan, kendini unutulmuş gibi hissetmekten memnun gibiler...
    4 yıl oldu kızım doğalı... o uykusuzluktan, yemeyen çocuklarından, memnun olan anneleri gördükçe daha da dibe vurdum...
    kesin sorun bende diye düşündüm sık sık...
    en yakınınız eşinizle konuşmak işe yarar belki, bende yaramadı... 2 hafta da 1 gün izinli olacaktım... hafta sonu 1 gün uyuyacak ve dışarıya çıkacak, gezecek, hava alacaktım yani kendime ayıracaktım... annelikten 1 gün izinli olmak, ne korkunç... eğer bana dinlenme, soluk alma, toparlanma fırsatı verilmiş olsaydı bu cümleye hiç gerek olmayacaktı... söylenince de bir tek sen anne olmuyorsun herkes yaşıyor bunları dedi büyüklerim...
    kendinize özel anlarınız, zamanlarınız olsun... mutlaka olsun... ne bileyim banyo yapmak için çocuğun uyumasını beklemek zorunda kalmayın... ben çok pişmanım bunu yaptığım için... kendinizi ikinci plana atmayın... anne olduktan sonra birey olduğumuzu unutuyoruz... ben unuttum da...
    amma doluymuşum... :)
    zaman geçtikçe, gözünüzün önünde büyüdükçe, büyüdüğüne katkınızı düşündükçe, unutuluyor o günler...
    sevgiler...

    YanıtlayınSil
  7. Sanırım ben sizlerden bir tık daha öndeyim. Bir tane 6 yaşında oğlum bir de şuan bilgisayara girerken bile kucağımdan inmeyen 2 aylık oğlum var. 6 yıl sonra uyku bölünmeleri, göz altı şişlikleri yeniden başladı. Üstelik başlarına aman birşey gelmesin diye telaşlanmak, evhamlar 2 ye katladı. Bir yandan küçükle ilgilen bir yandan abisi kıskanmasın onunla ilgilen, kendin iyi olki çocuklarında iyi olsun kendinle ilgilen sonu yok bunun. AMA hepsi unutuluyor, yoksa bir yandan çalışırken ikinci bebişi nasıl yapardım. inanın hiçbir zor zaman hatırlanmıyor. şimdi yav ilkinde de bunları yaşamışmıydım diyorum.
    Nacizane az birazdeneyimli anne olarak tavsiyem varsa yakınınızda anne anneanne babanne teyze hafta sonu 1 gün akşamları bırakın olnlara dolaba, sağın sütleri koyun eşinizle birkaç saatliğine atın kendinizi eşinizle gecelere, sinemaya.
    sonuçta o masumların dünyaya gelmesini biz istedik değilmi, işte bu yüzden cennet bizim ayaklarımızın altında :)

    YanıtlayınSil
  8. ah nimo..kim yaşamadım dese yalan sölüyodur bence..ilk 20 gün insanlar uyumuyosa neden çocuk yapıyolar diye sorguladım hadi birinci tamam da ikinci çocuk nası bi şuursuzluktu?! kaldı ki arin uyuyan bi bebek..ama ben beni en çok uykunun zorlayacağını biliyodum zaten..bi de ailesel birtakım meseleler vardı..çocuğum kız olmayacağı için büyyük ve derrinn bir hayalkırıklığı yaşayan kayınvalidecim birden bire ilgi göstermeye ve bizde kalmaya başladı! hala da haftanın 2 günü bizde kalıyo o konuda bunalımım devam yani! a bir de şöle bi durum var..özelin kalmıyor..emzirirken pat diye biri odaya dalabiliyor ya da odadan çıkmadığı için önünde memeleri açmak zorunda kalıyosun ya da sen aç memeni ben çocuğu verim sana teklifi geliyo! ben ki annesinin bile yanındayken soyunamayan bi insandım, gelinlik provasında dahi soyunmadan alıp risk almış bi insandım maşallah memelerimi görmeyen kalmadı!
    yani bence sıpalarımızda problem yok, problem çevremiz!
    dur ben de yazıcam bu konuda bişiler bi toparlayayım.....

    YanıtlayınSil
  9. Merhaba Nimo,
    Zor bir hamilelik (düşük tehlikesi,her gün vurulmak zorunda olduğum iğneler...) ardından da zor bir bebek ile bunalımım başladı.Kızım kolik rahatsızlığı olduğu için 2 sene geceleri uyumadı(gün ağarınca yatıyorduk),uyanık olduğu saatler kucakta devamlı pışpışlanmak istiyordu.Bitmek bilmeyen ağlamaları da cabası.Evden kafamı dışarı çıkaramaz olmuştum.Eşim doktor olduğu için nöbetleri oluyordu.Ailelerimiz de farklı şehirlerde olduğu ve zaten sağlık problemleri olduğu için yalnızdım.Sosyal bir hayatım bitmiş,bakımına düşkün bir bayan olan ben aynalara küsmüştüm.Ek gıdalara başlayınca da yeme sorunu,kabızlık sıkıntıları ile kabus devam etti.Daha bir tane bebeğin sıkıntıları ile baş etmekte zorlanırken ikinci bebeğime hamile kaldım.Kızım henüz 15 aylıktı...İlk bebeğinin hamilelik haberini duyduğunda sevinç göz yaşlarına boğulan ben bu sefer de üzüntüden ve korkudan ağlıyordum.Zor bir 9 ay geçirdik.Biri kucağımda diğeri karnımda...Size yemin ederim ki doğuma 3 saat uykuyla girdim.İkinci bebeğimi kucağıma aldığımda yeni bir mücadele başladı.Kızım kardeşini kıskanıyor ve "onu at" diye ağlıyordu ve tabii ben de onunla ağlıyordum.Çok şükür oğlumun kolik rahatsızlığı olmadı ve daha uyumlu bir bebek oldu.
    Şuana dönecek olursak eğer kızım 4 oğlum 2 yaşında.Yaşadığım bütün sıkıntılar acı bir tebessümle hatırladığım anılar olarak kaldı sadece.Beraber geziyoruz,eğleniyoruz,uyuyoruz.Hatta Yurt dışı seyahatine bile sorunsuzca çıkabildik.
    Hayatım eski düzenine kavuştu.Üstelik daha da anlamlanarak.Ben mi?O eski sabırsız,zorluklarla baş etmekte güçlük çeken zayıf kadın gitti yerine çok sabırlı ve güçlü bir kadın geldi.Olgunlaştırdı bu minnoşlar beni.Hayatı çok daha güzel görüyorum şimdi ve daha çok şükrediyorum.Belki Pollyannacılık;ama ben hep öyle yaptım.Uykusuz kaldığım gecelerde hastane köşelerinde evladının başında bekleyen anneleri düşündüm ve şükrettim halime.Uyumasın,ciyak ciyak ağlasın,annesini aynalara küstürsün;ama sağlıklı olsun evlatlarım.
    Hepsi geride kaldı,şimdi elinden tutup attalara gittiğimiz,beraber ciciler aldığımız,şarkılar söylediğimiz,kek çırptığımız arkadaşlarım,hayat anlamlarım var şimdi...

    YanıtlayınSil
  10. Neredeyse tam 10 yıl oldu bu duyguları yaşayalı sanırım herkesin hayatı farklı olsa da tüm kadınlar lohusalık bunalımında birleşiyor. Farklı anlatılması yaşanması da zor bir durum ama hepsinden önemlisi erkeklerin anlamaması normalken kendi hemcins büyüklerimizin anlamamazlıktan gelmesi. Ben doğum yaptıktan 20 gün sonra yalnızdım.Ne annem ne de başka biri vardı yanımda eşim vardı ancak o da çalışıyordu. Yani sadece akşamları yardım edebiliyordu. Tam kendimi lohusalık bunalımına kaptırmış ve beni kimse anlamıyor derdine düşmüşken kardeşim rahatsızlandı. Yani bunalımıma birde bu belirsizlik eklenmişti. Daha da yetmemişti. Eşimin babaannesi kalp hastasıydı ve bebeği görmek istiyordu. Biz de bir kaç günlüğüne Akçay'a gitmek üzere yola çıktık. Sanki evden çıkmak biraz iyi gelecekti. Ancak yola çıktığım gün bebeğimizle kaza geçirdik. Uyandığımda yoğun bakımdaydım. Bebeğim sağlıklıydı ama benden uzaktı. Ben tam 2,5 ay hastanede yattım ondan uzakta. Yani ne gece ağlamaları ne telaş ne de bunalım kalmıştı. Bunu seni üzmek için yazmadım. Sadece şu an yaşadığın durum belki bir kaç sene sonra gülerek anımsayacağın bir durum lohusalığının tadını çıkar. Hepsi geçecek benim oğlum şimdi 10 yaşında ablası ve artık herşeyini kendi yapıyor:) Emin ol sen bunları unutacaksın ve belki bir kaç çocuk daha isteyeceksin. Allah sana ve ailene özellikle de bebeğine sağlıklı ömürler versin. Senin bloğunu takip ediyordum. Düğün kına alışveriş hepsini takip etmiştim. Bebeğin olduğunu okuyunca çok sevindim. Evimizin kızı nimo:)Kendine 10 dakika bile olsa zaman ayır:)Bebeğinide olabildiğince yakın ol ve onu sık sık kucakla... Kucağa alışır söylemlerine de sakın itibar etme! Sevgi herşey demek... Sevgiyle kal...

    YanıtlayınSil
  11. Merhabalar,
    Daha 3 aylık evliydim kızıma hamile kaldığımda ve evlilik yıldönümümü kutlamadan bebeğimi aldım kucağıma.. Daha eşime , evime, alışamadan kucağımda çocuk anne olmaya çabaladım, 21 yaşında. Üstelik gurbetteydim... Kimse yok, kimsem yok. Kızım anne sütü alamadı , sıkıntılı bir bebekti, belki normaldi ama ben acemiydim. Eşimde yüksek lisans yapıyordu ve bana faydasından çok zararıo dokunuyordu. Yalnızdım hem de ne yalnız.. Doğum sonrası depresyon bence ilk çocuklarda daha çok yaşanıyor. Bende de bu şartlar altında kaçınılmaz oldu ve psikologta buldum kendimi. Bana antidepresan verdi ve kullanamadım, zaten verimsizdim iyice verimsiz olmama sebep olmuştu. Sonra düşündüm, dedim ki bana benden başka ilaç yok. Toplayacağım kendimi... Ne yapmak istediğimi, ne istediğimi belirledim önce, baktım sosyalleşmek için spor salonuna yazıldım, sadece günde 1 saat sadece ona ayırdım, Sonra bakım kilolarımdan memnun değilim diyetisyene gittim, kendim nasıl mutlu oluyorsam onlara önem verdim. Kızım için birde blog açtım, orada annelerle tanıştım, bebek forumlarında takıldım ne yedirmeliyim, ne yapmalıyım bunları konuştukça rahatladım ve yalnız olmadığımı gördükçe daha mutlu oldum. Senin yaşadıklarını yaşamayanlar ( anne, teyzen, akraban) sadece akıl vermekle kalıyor ama tıpkı arkadaşında yaptığı gibi kendin gibi insanlarla görüşmek onların fikirleri daha kıymetli oluyor... Arkadaşta kendi kendinin ilacı olsun, ne rahatlatıyorsa bebek uyurken onu yapsın. Acil ev işleri dışında diğer vakitlerini eve ayırmasın, eşine kendine, arkadaşlarına ayırmak en doğrusu sevgiler....

    http://instagram.com/aymatac

    YanıtlayınSil
  12. Yazılanları satırı satırına okudum ve çok etkilendim.. Bir anne değilim henüz, Okul Öncesi Öğretmeniyim.. Zaten çalıştığım yaş çok küçük olduğundan gözümde büyüyor ve korktukça korkuyordum, yazılanları okuduktan sonra çocuk yapmaktan vazgeçtim bile diyebilirim.. Bütün bunlara hiç hazır değilim sanırım ondan.. Yazılanlardaki duyguları resmen kalbimde hissettim, içim burkuldu, resmen herkese yardım etmek, "hadi sen bi git banyo yap ben bebeğine bakarım" demek geldi içimden.. Keşke yapabilsem bebeklerinize 1 saat olsun bakabilsem de siz de kendinize zaman ayırabilseniz..Herkese sağlıklı hayırlı bir ömür diliyor, kucak dolusu sevgiler gönderiyorum...

    YanıtlayınSil
  13. Ben tüm bunlar yüzünden çok istediğim ikinci bebeğimi erteliyor erteliyorum..sil baştan bunları nasıl yaşayacam hiç bilmiyorum.

    YanıtlayınSil
  14. Sevgili nimo,wallahi geciyor.Insan nasil bir canli hala anlamis degilim cunku hersey hic yasanmamiscasina unutuluyor.Selim'in zorlugu dogum aniyla basladi.Bilmem kacinci yuzyilda bir de Avrupa'nin gobeginde ben vakumla dogum yaptim.40gun oturamadim,hapsirma,aksirma yasak.Oglum colic li oldugu icin hersey hemem yasak.Kocam da depresyona girdi sagolsun bana firsat birakmadi:-)Dogru duzgun meme emmedi.Gogsum ateslendi kollarim uyustu hergun ve hala ayni.Iki gune bir aglayarak mememi sagiriyoum.Ve Selim yemek yemeyen uyumayan bir cocuk.43derece ateslendi havale gecirdi.o gun korneamdaki odem patlamis ben %10 goruyordum.Hastanede kaldi 3gun babasiyla.Daha bu haftasonu dustu simdi yurumek istemiyor korkuyor.Ve ben butun bunlara ragmen ikinci bir cocuk istiyorum.Daha nasil anlatilir annelik bilmiyorum.Anne olmak muhtesem bir sey.Selim mutlu ve saglikli olunca ben nefes aldigimi daha iyi anliyorum.Sevgiler
    merininmutfagi.blogspot.com

    YanıtlayınSil
  15. Ahh ahh nerdrn başlasam bilemedim blogunuzu tesadüf eseri gördüm. Bebeğim şuan 51 günlük ilk 20 gün annem yanimdaydi hersey ne kadar guzelmis aslinda taki kayinvalidemin tuhaf davranislariyla basladi sanki dogum yapan o ilgi isteyen surekli aglayan tripler atan o annem 20. Gunde ben gidiyorum bu kadinla ugrasamam allah sana sabir versin dedi ve gitti ilk gunler herseye yetismeye calisan sacim basim dagalmis davetsiz gelen misafirler e bide salgin evi topla onu yap allahtan anlayisli ve herseyin farkinda olan bi kocam gunluzleri bebegim dogru duzgun uyumuyor ki bende is yapayim iyice delirmis vaziyetteyim artik esim gelsin de bi 1 2 saat fazladan uyumanin pesindeyim artik bu duruma alışmıstimki nedenini anlayamadigim bi sekilde 45. Gun sutum azaldi sanirim strees yorgunluk nazRda olabilir ahh cogalmasi icin yapmadigin sey kaldi ve kayinvalidemin getirdigi misafirler hala devam etmekte yarim saat onceden arayip biz geliyoruz evi mi toplasam sacimi basimi mi duzeltsem bilemedim inanin ama oğlumun gülüşünu gormek onun saglikli olmasi herseyi unutturmuya da degil allah tum anneler sabir versin eminim bugunleri gulerek hatiryalayacagiz :)

    YanıtlayınSil
  16. Bu yorum yazar tarafından kaldırıldı.

    YanıtlayınSil
  17. Gerçekten de gülerek hatırlayacaksınız...Yat pijama kalk pijama günlerim daha dün gibi...5 ve 10 yaşlarında iki oğlum var..durmadan ağladığım günleri biliyorum.Hiç bir şeye yetemiyorum yeteeeeerrrrr diye krize girdiğim az olmamıştır:)küçük oğlum 3 yaşına gelip tuvalet yeme içme alışkanlıklarını edinip derdini anlatmaya başladıgında benim de rahatlama dönemim gelmişti.Artık 10 da yatıp sabaha kalkıyorlar..ve kendime ayıracak,uyuyacak bolca zaman kalıyor..ama bir şey diyeyim mi insan bebeklik günlerini de özlüyor..her şeyin tadı ayrı..sevgiler..iyiki anneyiz:)

    YanıtlayınSil
  18. Bebegim 22 gunluk oldugunda dusa gidemiyor yemek yiyemiyor hatta tuvalete bile gidemiyordum ve 36 saattir uyumamistim. Esim ertesi gun ise gidecek olmasina ragmen bir gece sabaha kadar kizimiza bakmisti ve ben oyle uyuyabilmistim. Elbette hayatimin gulluk gulistanlik olmasini beklemiyordum ama bu kadar felaket olacagini tahmin etmemistim. 40 gunluk olana kadar aman kucuk istedigi zaman emsin istedigi yerde uyusun diye kendimi onemsemedim ama bu yuzden en minik gunlerimiz farkina varamadan gecti. Sonra kayinvalidemlerin gelmesini firsat bilerek hamileligimde okudugum tracy hogg un kitabindakileri uygulamaya basladim. 1 hafta icinde kizim yeni duzene alisti simdi hem o cok mutlu ve kendini guvende hissediyor hem de ben uyuyabiliyorum, evimin isini yapabiliyorum kendime vakit ayirabiliyorum. Her gece beni saatlerce aglatan lohusa depresyonum gecti ve kizima daha iyi bakabilir oldum. Suan kizim 2aylik aksam 7den sabah 7ye kadar uyuyor ve sadece gece 11 ile sabah 4 te emmek icin uyaniyor. Gunduz ise 5 adet 1-1.5saatlik uykusu var, ayrica yataginda kendisi uyuyor kucakta sallama emzirme pispislama yok! Butun perisan annelere tavsiyem bebek bakim sorunlarina mucize cozumler kitabi tracy hogg !

    YanıtlayınSil
  19. herkes ne güzel yazmış, annelik işte ortak nokta. hamilelik depresyonunu bende bebeğimin 40.günü annem gittiğinde ve ben bebeğimle yalnız kaldığımda yaşamaya başladım ve bu tam 18 aylık olana kadar devam etti. 1 yaşında aşırı migren ataklarım yüzünden zorunlu sütten kesip antidepresanlara başladım. İlk zamanlar oldukça işe yaradı ama zaman geçip vücut ilaçlara alışınca tekrar arttı tabiki. 18 ayda ben işe tekrar başladım ve sosyal hayata başlamak insan içine karışmak bana iyi geldi. şimdi eski resimlere bakıyorum da bakımsız saçı başı dağılmış, kendi dağılmış, ruh hali kötü bir kadın görüyorum... ilk çocukta annelik çok zormuş yada ben daha yoğun yaşadım, bir bebeğin sorumluğuyla başa çıkamadım, zayıf kaldım, korktum belki bilmiyorum ama kötü bir dönemdi.... tabiki çocuğumu çok seviyorum, hayatımın en önemli parçası o ama keşke daha rahat olsaymışım, bazı şeyleri oluruna bıraksaymışım fazla gergin bir anne olmasaymışım diyorum şimdi.
    siz de şimdi bırakın ev pis olsun, bırakın akşam yemeği olmasın, hava güzelse alın bebişinizi, soğuksa sarıp sarmalayın çıkın dışarı, gidin bir parka ya da markete, hava alın insan içine karışın, nasıl iyi gelecek nasıl güzel olacak..... hadi hemen şimdi

    YanıtlayınSil
  20. Bu yazıyı yeni gördüm! Ne kdr geriden takip ettiğimi bi düşün! Oğlum şu an 5 ay 20 günlük. Hamileyken 23 kg aldım ve koca karnımla yaz sıcaklarında her yerimden ter fışkırırken bu bişey değil hele bi doğurda gör diyen kadınları boğazlayasım geliyordu. Doğurdum daha bebeğin 40ı çıkmadan bi ayaklansın da gör'ler başladı. Türk kadınında bu neden var bilmiyorum? Anne olmuş kadın yeni anneye destek olmalıyken ben kaç tane büyüttüm bizim zamanımızda hazır bez bile yoktu diyorlar. Evet yoktu ama herkes uzman değildi,bizim nesil kdr okuyan araştıran gene de suçluluk hisseden bş nesil oldu mu acaba?

    YanıtlayınSil
  21. Annelik harika bir şey, ya bünye alışıyor ya da bebekle beraber anne de büyüyor bilmiyorum ama bence anneliğin kötü yanı uykusuzluk,bakımsızlık,kocanla ilişkinin bombok hale gelmesi,sosyal hayatının bitme noktasına gelmesi değil.Anneliğin en kötü yanı endişe ve suçluluk hali. Bunu bastırabildik mi okdir bence. Bu arada yaklaşık 6 aydır uyku uyumama kuaföre 1-2 kez gitmeme rağmen 2.bebeği ne zaman yapsak diye düşünen bi deli ben miyim acb? :))

    YanıtlayınSil
  22. Şuan işyerindeyim ve bir şeye bakarken tesadüf gördüm. Konu tam benlik. Yazmadan edemedim. “Nimo” ya o maili atan kişiye bir katkı da benden olun istedim. 8 Mart 2012 yılında doğum yaptım. Şu yazılanları okuyunca bile gözüm doldu. Oğlum iki yaşında ama kesinlikle dün gibi hatırlıyorum her şeyi. Lohusalık hüznü, depresyonu denen o illet şey bir gerçek. Yaşamınızı tam ikiye bölüyor. Doğum öncesi ve sonrası yaşam. Bazen düşündüğüm şeyler hakkında kendimi suçladığımda oldu. Ama bu olayın tam bir psikolojik sorun olduğunu bilip düşününce içim rahatlıyor. Doktora yapıyorum.

    YanıtlayınSil
  23. Tezim ile alakalı olarak örgütsel psikoloji konulara bakarken bir takım şeyleri bağdaştırıyorum. Ben şunun farkına vardım. Okuduklarımdan falan. Geçmişte duygusal yoğunluk açısından şu yada bu şekilde sorun yaşamış birinin doğum sonrası depresyonuna girme ihtimali daha yüksek. Ben bu gerçekle hala yaşıyorum. Eğer mizaç olarak ince ve hassas düşünen biri iseniz iş zorlaşıyor ve bu hüzün, depresyon durumlarına iyiden zemin hazırlıyor. Neyse...Bana gelince benim doğum sonrası hissettiklerim aynen şu şekilde oldu (Annem başka şehirde yaşıyor.Doğum için yanımdaydı ama gideceğini biliyorum ya sonuçta. Kayın validem de var.O da elinden geleni yapıyor. Sağ olsun dostlar yalnız bırakmıyor. Ziyaret ediyorlar.Ev ile ilgili hiç bir iş ile uğraşmıyorum.Çocuğum sorunlu bir bebek değil. Ama ben ara ara ağlıyorum. Öylesine.Hiç bir sebep yokken.

    YanıtlayınSil
  24. Aklımdan geçenler: İnanın şöyle. E benim annem, kayınvalidem burda yardım ediyorlar. Ama ya yalnız başına olanlar. Düşünüp ağlıyorum…. Ah bebeğim bir 2 aylık olsa... Ah yok yok şu yaşa gelse. Sürekli büyümüş, sorunları azalmış halini düşünüyorum. Çünkü zormuş. En rahat ne zaman olabilirim acaba. Aaaa ama o zaman annem babam iyice yaşlanacaklar. Ölücükler...Of yine ağlıyorum…. Annem gidince ben napıcam nasıl bakıcam. Hastalanırsa ya...Yine ağlıyorum….Ah diyorum canım annem. Ben 15 yaşındayken annem kardeşimi doğurmuştu. 42 yaşındayken. Kim bilir diyorum annem neler yaşadı.Ben ne kadar farkındaydım. Onu üzdüm zaman zaman. Annem diyorum nasıl yetişiyordu her şeyi ve ben ne kadar yardım ediyordum. Yine ağlıyordum...Lohusalık depresyonundayken bir olay oldu beni çok üzen.Sinir krizi geçirdim.Acile gittik.İğne oldum.Ertesi gün doğum sonrası kontrolüm vardı.Doktorum antidepresan ilaç verdi. Az kullanıp bıraktım. Hataymış..

    YanıtlayınSil
  25. Annem 35 günlükken döndü. TEk kaldığım süre içinde açlıktan cips yediğimi hatırlıyorum. Yetişmiyor.Çamaşır.Yemek..Bebeğim geceleri iyi ALlahtan ama gündüzleri 30 dakka 4 kez uyuyor. Habire başa dön. Bir gün çamaşır asarken.Bebeğim ağlıyor.Elimdeki çamaşırı bir fırlattım.Ehhh çamaşır mı önemli bebişim mi dedim. Koştum hemen minnoşumu aldım kucağıma. Emzirirken sürekli ona bakıyordum.Tipini aklıma kazımak için. Depresyondayım ama farkındalıkta yüksek. Geçicek bir gün bugünler. Bir daha bu halini göremiceksin. Unutma diyorum, izle onu. Aslında “benim çocuğum” bana bişe bile ifade etmiyor. Daha çok bu hayatımdan sıkılıyorum. Tamamen ona vicdani bir şekilde bakıyorum. Besliyorum. Bakıyorum.

    YanıtlayınSil
  26. Eh sonuçta tatlı bir şey.. Ne zaman 3-4 ayılık oldu.Ay dedim ne tatlı şeymiş bu.Bana gülüyor falan…Konuşmaya başladı “baba” diyor. Ne zaman anneeem.Dedi..Gözümde bir kadem daha yükseldi. Şu an bebişim 2 yaşında. Anca insan sık sık yaptığı yüz hareketlerini anımsıyor.Unutuyorsun...6 aylıkken işe başladım. Bir bakıcı bulduk. 3-4 gün sonra işe başladım yani. Güven verdi bize.Oh dedim dünya varmış. Başka bir yaşam daha varmış.Eve geliyorum yemek yapılmış, etraf düzenli, çocuğuma da iyi bakıyor. Hooop 3 hafta önce işten ayrıldı. Ve ben gene ağlamaya başladım...Of dedim yine yalnız kaldım.Napıcam. Oğlum küçük nasıl bu yaşta kreşe gidicek. Geçtiğimiz iki hafta yıllık izin aldım. Kreşe getirip götürdüm. Bu hafta annem burda.O getirip götürüyor.GEçicek diyorum bu günlerde geçicek. KENDİ KENDİMİ TELKİN EDİYORUM. İşin sırrı bu. Kesinlikle.

    YanıtlayınSil
  27. Maddi açıdan çok sıkıntıya girmicekseniz eve haftada 2-3 gün kadın alın. Ben salaklık etmişim.Şimdiki aklım olsa alırdım.Ha param mı yok.Sonradan yerine koymak şartıyla çocuğa gelen altını bozdurun..Gerçek söylüyorum. Çocuk bakmak kolay değil, evet.Ama hep söylüyorum insanı çıldırtan çocuk ile beraber seni bitiren, gıcık eden, depresyonunu arttıran ev işleri. Bırakın Çamaşırları yıkasın, assın, ütülesin, yemek yapsın hiç değilse bir çorba. Temizliği o yapsın.O evdeyken siz rahatça banyo yapın. O kadar bakıversin çocuğa. BElki yarım saat yürüyüşte yaparsınız. Doğum sonrası ilk 20-30 gün en sevdiğim şey.Wc ye girmekti.Çünkü orda yanlızdım sadece. Ve bu makul bir ihtiyaç. Kimse bişe diyemez.Bu ruh halim bile vardı.Aslında itiraf edeyim hala var. Orda gazete okuyun. Telefonla oynayın. Makyaj yapın öylesine. Öylesine oturun tuvalete. Kim nerden bilecek orda napıyorsunuz:) Zamanla düzene giriyor çocuk. Zaman gerçekten geçiyor. Kardeşim doğduğunda of dedim ne kadar küçük oluyorlarmış. Keşke 6 aylık olsa. Şimdi 18 yaşında... Ama şunu söylemeden geçemiceğim gerçekten kötü iseniz bir uzmana danışın. Geçen sene diyetisyene giderken Endokrin uzmanım ARCALION diye bir hap vermişti. (Hala ağlamalarım vardı çünkü.Kendimi çok yorgun hissediyordum).Lohusalıkta annelere verdiğimiz bir hap dedi.Zindelik falan veriyor.Emziren annelerde kullanıyordur öyle dediğine göre. Bir araştırın. Dedeğim doktor alanında uzman gerçekten. Adını da vereyim hatta. DİDEM DERELİ.

    YanıtlayınSil
  28. Allah Tüm annelerin yardımcısı olsun...Çocuğunuzla bol bol konuşun.Anlatın öylesine. Saçma sapan şarkılarda olsa söyleyin. Geri dönüşümü iyi oluyor.Bebek sakinliyor sen sakinliyorsun.Bir defter tutun.Çocuğunuza ilerde vermek için bir hatıra defteri. O “Bebek Bakım Sorunlarına Mucize Çözümler” kitabını alın ve okuyun. Bebeğimiz kıymetli. Evet ama bırakın herkes sevsin. Çocuklar sevilmek içindir. Pimpirik kıl bir anne olmayın. Rahat olun. Büyüdükçe ağırlaşıyorlar ve alışkanlık kazanıyor cingözler. Elde dolaştırarak gezdirmeye, uyutmaya alıştırmayın. Gerekli şeylerde müdahale edin çocuğa (büyüyüp yürüme zamanları geliyor yaramazlaşıyor ya o zamanlar için dedim).Ona sarılın onu çok sevdiğinizi söyleyin. Ona kızdığınız da ağladığında da özür dilemesini bilin.İstediği her şeyi yapmayın.Kendinizi kullandırmayın. Çocuk gelişim kitapları okuyun…Benim cocuğum yabani kıl bir çocuk değil.Sevmeyi biliyor ve sevildiğinin de farkında.CAnııım…Kuzuum diyor.Çünkü ben onu öyle seviyorum.

    YanıtlayınSil
  29. Evliliğimin 5.yılında tüp bebek tedavisiye hamile kaldım muhteşem,sorunsuz bir hamilelik dönemi sonrasında kabus gibi günler başladı.elime tutuşturdular 2 buçuk kiloluk iki erkek bebeği...koca gün boyunca yalnızca 2 saat uyudum 6. Aya kadar.öyle ağlak zırlak bebekler değildi oğullarım tabi kucağından bırakmadığın sürece.doğuma kadar "bebeklerime kendim bakmak istiyorum"şeklinde yapılan artizzzlikler doğumdan sonra "anne bende seninle memlekete gelmek istiyorum" a dönüştü.snavım aldı beni trabzondan niğdeye gittik eşimi trabzonda bırakarak.6 ay annemde kaldım 2 bebeğe yetmeyen sütümle verilen emzirme savaşları ikiz görmeye gelen sülale kalabalığı ve kendini koala sanan iki velet...aylarca ağladım nefes almadan.sonra bigün aile hekimimiz dediki sünnet ettir rahatlarsın.koştuk çocuk cerrahına 5.ay sonuydu sünnetimiz bir hafta sonra oğullarım akşam 6da bi uyudular sabah 6 ya kadar deliksiz.çıldırdım kotkudan yarım saatte bir nefeslerini kontrol ettim...:) şükürler olsun o günden beri uyumaları gerektiği kadar uyurlar ama uyanıkken vay halime.şimdi 18 aylık iki militanım var.kafaları çalışsa evde bomba yapıp patlatırlar.çok bunaldığım çok ağladığım zamanlarda hep yokluklarına ağladığım günleri düşünüp rahatladım ben.Allahın şanslı kullarıyız bu cennet kokularını içimize çekebildiğimiz için.Allah yokluklarını göstermesin...

    YanıtlayınSil

SİZ YAZIN BİZ NİMOYA İLETİRİZ :)

'Adsız' olarak artık yorum yapabiliyorsunuz. Bu özelliği açtım çünkü,beni takip edip, sosyal mecralarda hesabı olmayan insanlarında olduğunu biliyorum! Çekilişlere katılabilsinler, yorum yapabilsin istiyorum. Yapılan tüm yorumlar, biz bloggerlar için bir teşvik primidir.UNUTMAYALIM !
Tüm eleştiriler başımın üstüne ancak yapıcı olduğu taktirde..
Gerginlik yaratacak, kırıcı, kişi ve kurumlara saldırı potansiyeli olan hiç bir yorum yayınlamayacaktır.

YORUM YAPARAK AYIRDIĞIN VAKİT İÇİN ÇOK TEŞEKKÜRLER :)